AZİZ MİLLETİMİZE, İSLAM DÜNYASINA VE TÜM DÜNYAYA

15 Temmuz darbe girişimi, bundan sonra tarihimizde acılarıyla olduğu kadar, bu milletin karşılaştığı bir saldırıyı Allah’ın yardımı ile büyük bir zafere çevirmesi ile hatırlanacak bir hadisedir. Ancak bu, daha önceki darbe girişimlerinden çok farklı, kökü çok daha derinlerde ve kapsamı geniş bir meseledir.
Öncelikle ümmetin içine uzun yıllar boyunca yerleşmiş bir fitne virüsü, gitgide büyümüş, gerek toplumun bünyesine, gerekse devletin damarlarına sirayet etmiştir. Saf, temiz bir eğitim hareketi görünümünü maske edinerek insanımızı aldatan ve sömüren, Türkiyedeki diğer İslamî gayretlerin önünü kesmek için egemen güçlerle işbirliği yapan bu hareket, 90’lardan sonra artık global şer odaklarının bir maşasına dönüşmüş, devletin ve ülkenin birliğini ciddi şekilde tehdit eder hale gelmiştir.

Elbette burada meselenin siyasi ve idari boyutlarının yanında, esasen tahlil edilmesi gereken, bu hareketin, bu kadar geniş bir kesimi etkilemesinin ardındaki psikolojik faktördür. Bu psikoloji tahlil edildiğinde görülen en temel gerçek, bu şer odağının, insan fıtratındaki en önemli merkezi hedeflemiş olmasıdır: Aşkın bir güce iman etme ve bu iman etrafında dayanışma ihtiyacı. İşte bu ihtiyacın sahih kaynaklardan, sahih bir yolla karşılanmaması insanın “mankurtlaşması”sonucunu doğurmaktadır. Bu şer hareketin “Ilımlı İslam” söylemiyle esasen İslam’ın temel akidesine ters, içi boşaltılmış, teğayyür etmiş bir sapık inanış sistemini hedeflediği artık en ufak şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Aslında, ülkemizde irfan sahibi çoğu insan, bu hareketin bir fitne hareketi olduğunu çok öncelerden tespit etmiş olsa da, bu irfan ve basiret, maalesef toplumun tamamına yayılamamıştır. Bu fitnenin gerçek yüzünün ortaya çıkması ve artık toplumuzundan tam manasıyla dışlanması için böyle acı bir tecrübenin yaşanmış olması elbette hepimizi üzmüştür.

Milletimizin bu tecrübeyi tam manasıyla kalıcı bir zafere dönüştürmesinin temel şartı, insanımızın beynini ve kalbini sahih kaynaklardan, sahih usullerle beslemektir. Bu olaydan çıkacak temel ders budur. İdari ve siyasi tedbirler yanında, bu temizliğin kalıcı olması, eğitim sayesinde olacaktır. Ancak burada tekrar vurgulamamız gereken husus, özellikle İslamî gayretlerde sıklıkla karşılaşılan “cemaat taassubu” tehlikesidir. Cemaat bir sosyolojik vakıa olmasının yanında esasen Dinimizce bir vecibedir. Ancak bu vecibe, cemaat mensuplarının kaplerini ve beyinlerini cemaat önderine ya da üst yapısına kiralaması hatta satması gibi bir sonucu doğurmamalıdır. Burada çok dikkat edilmesi gereken bir mesele, İslam’daki hoca-talebe veya mürşid-müntesip arasındaki saygı geleneğinin, bu şekildeki mankurtlaşma faaliyeti ile karıştırılmamasıdır. Hakiki hoca ve mürşid insanın beyin ve kalbinin istidadını keşfedip, en uygun şekilde ‘terbiye’ ederler, yönlendirirler, en verimli şekilde çalışmasını sağlarlar. Yoksa kesinlikle iradelere zincir vurmazlar, ekonomik güçlerini sömürmezler.

Kur’an, Sünnet ve bu iki kaynaktan beslenerek yüzyıllar içinde oya gibi işlenerek, Selimiye camii gibi inşa edilerek günümüze ulaşan sahih ilmi ve irfani geleneğimiz bize her zaman yol gösterecektir. Buradaki gelenek ifadesinden elbette statik, dogmalaşmış bir yapı anlaşılmamalıdır. İslam, hayatın içinde ne kadar canlı tutulursa gelenek de o kadar dinamik ve sahih olur. İşte yüzyıllarca sahih geleneğin hayat bulduğu merkezlerden biri olan İsmet Efendi Tekkesi de inşaallah, bundan sonra Vakfımızın gayretleriyle bu işlevi yerine getirmeye devam edecektir.

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

وَرَدَّ اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًا وَكَفَى اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ الْقِتَالَ وَكَانَ اللَّهُ قَوِيًّا عَزِيزًا

Allah, o inkâr edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah (ın yardımı) savaşta müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir. (Ahzab, 25)

evrad-ı bahiye

İş bitti, İlahi yardım geldi, dalalet ehline böyle bir yardım ulaşmaz ve bize galip gelemezler.
(Evrad-ı Bahaiyye’den)

Tarih: Temmuz 26, 2016, kategoriler: HABERLER Yazar:
Top